|
Satın aldığımız yazlık evin
bir yıl süreyle içinde ve bahçesinde onarım
sürdü.Karımla hem ustaları kontrol, hem de ara tatil
yapmak üzere birkaç defa uçakla Antalya'ya gidip,
İstanbul'a döndük. Gönlümüzce oldu ama hem yorulduk, hem
de para su gibi akıp gitti. O bölgenin en güzel
evlerinden birinin sahibi olduk. Bizden önce
oturanlardan hoşnut olduklarını söyleyen komşular,
çocuksuz orta yaşlı bir karı koca olduğumuzu, eğlenmek
ve gezmekten hoşlandığımızı duyunca memnun oldular.
Karımla evliliğimizin neredeyse 30. Yılına giriyorduk.
Çok rahat, ortamı bulunca gönlünce, sınır tanımadan
eğlenen, eğlendiren insanlardık... İstanbul ve Ankara'da
yaşadığımız zaman içinde de kafamıza uygun, cinsel
özgürlüğü yaşayıp, yaratabilen dostlarımız oldu. Bu
deniz evini de biraz olsun eski dostlarla daha sıcak
iklimde beraber olmak için aldık. Geçen yazdan bu Şeker
Bayramı'na kadar çevreyi, komşuları iyice tanıdık. Eski
dostlarla arada bir telefon görüşmesi yaptık. Bizlerle
olmak, yaşamak istiyorlardı. En uygunu Arzu'yla kocası
İhsan'a "Haydi!..." dedik, "Gelebilirsiniz,her şey çok
güzel." Bayramdan önce geldiler. Antalya serin ve
yağışlıydı, ama sonra güneş açtı, ısındı. Bildikleri
yerleri gezdirdik. İstanbul'da bıraktığımız dostlarımız
içinde en zoru bunlardı. Karşılıklı birbirimizi çok arzu
ettiğimiz halde bir Karadeniz, bir Ege, bir Kapadokya
gezisinde her şeye çok yaklaştığımız halde sonucu
göremedik. Yan yana oturup eşlerimizi okşadık,
içtik,uyuduk ve seks yaptık. Karımı öperek, beline
dolanıp yanlarından ayrılıp odamıza giderken, "Siz de
gelin, haydi!..." diyebilirdik. İşte, bu son deyişi
yapamadık. Onlar da çılgındı. Hele Arzu... Ama nedense
her defasında, "Ha şimdi, ha şimdi" derken, hep yalnız
kaldık. Bu sefer yakınlaşıp arzularımızı sonuna kadar
yaşayacağımıza dair değişik ip uçları ve göstergeler
vardı. Bizden sonra, İstanbul'da bir gece kulübünde bir
yabancı aile ile takılmışlar. Dans için eşleri
değiştirmişler, saatlerce dans edip fena halde ayakta
orgazm olmuşlardı. Bir Alman çiftmiş bunlar. Adam çok
toy ve sarhoşmuş, yoksa sabah yatakta
noktalayabilirlermiş. Arzu eskiden de, konuşurken böyle
mesajlar verir ama, saman altından su yürüten kocası
İhsan bir türlü gerçeklerin ortamına girmek istemez,
kenarlarda dolaşır ama karısıyla en ateşli orgazmları
yaşar, sesleriyle de bizleri tahrik ederdi. Biz
Antalya'ya yerleşeli, tanıdığımız bir aileden bazı
tavsiyeler almıştık. Onlar da bizler gibi orta yaşlı
oldukları için masaja çok ihtiyaçları oluyormuş.
Çok parlak bir hamam tellağı arada bir bunlara gelip
masaj yapıp tatmin olmalarını sağlarmış. Özellikle karım
pek bir ilgilendi bu masaj işiyle. Neyse oğlanı bulup
biz de yararlanmaya başladık. Oğlan özel biri değil,
bildiğiniz saf bir köylü çocuğu. Haber veriyoruz hemen
geliyor. Evin saunasına geçiyoruz karı koca. Her türlü
masaj aletimiz, kremlerimiz var. Oğlanın eli yerinde çok
yumuşak, yerinde çok sert. Önce karım uzanıyor, altında
incecik bir mayo, üstü açık. Çocuğun annesi yaşında ama,
görebileceği en sert ve dik memeler, en güzel bacak ve
kalça karımda. Elleri karımın üzerinde dolaştıkça ben de
tahrik olup önümü oğlandan gizlemeye çalışıyorum. O
erkek organı görmeye alışmış, benimki kütük gibi oluyor.
Oğlan karımı sıvazlarken bir şey bahane edip arka odaya
geçiyorum ve içeri karımı çağırıyorum. Saunaya duvardan
açılan deliklerden karı koca oğlanı seyrederek içerde
dünyanın en büyük zevkini yaşıyoruz. Oğlanın önü de
mayosunun altında bir yılan gibi kıvrık ve büyüyor.
Bizim bir süre içeri girmeyeceğimizi bildiği için
çıkarıp zevkle okşuyor ve kendisini boşaltıyor. Sonra da
oğlana yağlı ballı bir ikindi kahvaltısı çıkıyor. Biz
birer duble viskimizi içerken, saunada ciğerleri yanan
oğlana da bir büyük bardak bira vererek bir sonraki
sefere hazırlıyoruz. Zevke devam etmek için karım en
seksi dantel külot ve sutyenini, üstüne de en dar etek
ve bluzunu giyerek oğlana masaja devam komutunu veriyor.
Çıplak halde çok güzel olan karım, bu haldeyken bir kat
daha fazla güzelleşiyor. Oğlana ağır ağır vücudunu
teslim ediyor. Önce bacaklarını veriyor, oğlan topuktan
külotunun içine kadar eliyle karımı okşuyor, dar etek
üstünden kalçalarını yoğuruyor. Sonra düğmeleri açık
bluz altından görünen kırmızı dantel sutyen ve altındaki
dikleşmiş memelerini okşuyor. Sıra oğlanın dimdik
önünde. Bir odun parçası adeta ve ben karımın arkasına
geçip, yuvarlak bölümüne bütün seksimle dokunurken
üçümüz birden geliyoruz. Karım inliyor ve oğlanın
organını mayosundan kurtarıp ağzına alarak çocuğa son
zevki tattırıyor. Biz bunları Arzu ve İhsan'a anlatırken
zaten yıllardır beklenen an gelmiş ve yerde halıların,
mermerlerin üzerinde sevişerek müşterek bir seksi en
çığlıklı orgazmlarla yaşamıştık.
Ama, onlar hemen yarından tezi yok tellağı istediler.
Bayramda oğlanı bulamadık. Memleketine gitmiş. Arzu'lar,
bir tellak masajı için İstanbul'a dönmeyip, bizlerle
yeni bir alem için kaldılar. İyi de oldu. Geçen yılların
muhasebesini yaptık, neden hep bir arada olduğumuz halde
birbirimizi arzu edip de dünkü gibi eşlerimizi
değiştirmediğimizi konuştuk. Herkes hayatından memnundu.
Karım ellisini geçmesine rağmen Arzu'ya taş çıkartacak
özellikler taşıyordu. İlhan çok sinsi bir zampara olduğu
ve pek çok kadınla yattığı halde biliyordum ki karımdan
aldığı zevki hiç birinde bulamamıştır. Karım da aynı
şeyi söyledi zaten. Arzu 30'lu yaşlardaydı ve gençlik
avantajını çok iyi kullanıyordu. Yıllardır yatmadığımız
halde bana ne zevkler yaşatmıştı... Hele ağız seksinde
süperdi. Ağzındayken delirecek gibi olmuştum. Bayramın
ertesi günü tellağı yakaladım ve hemen bize davet ettim.
Çift yatıp masaj yaptıracağız dedik. Hemen kabul
etmişti. Karımla Arzu'yu birlikte yoğurmaya başladı...
Arzu'nun ve kocasının bittiğini gördük. Arzu dayanamadı
ve mayosunu çıkardı. Çocuğa, "Ne olur yumul,
dudaklarınla parçala önümü" dedi. Oğlanın kalkmış
organını, terden kayganlaşmış arkasına soktu önce
elleriyle çıkmasın diye, ardından da domalarak kendisini
kökletti. Önü alev alev yanıyordu, kocası da çıktı
üzerine ve Arzu, hala arzunun doruklarındaydı. Karım da
müthiş tahrik olmuş, oğlanın önünün canlanmasını
bekliyordu. Sonra tellak karıma yaklaştı. Karım pek
arkadan vermezdi. Ama Arzu'yu kıskanmıştı... Tellak
çalıştığı hamamın özel bölmesine bir gece gelmemizi
istedi. Turistlere ve özel müşterilerine hamamda da
masaj yapıyormuş. Bu zevki de tattık. Dostlarımıza da
tavsiye edeceğiz. Arzu, "İlk fırsatta yine geliyoruz"
dedi. Ayrılırken sanki benim ve tellağın tornasından
geçince daha bir güzel olmuştu. Kocası da daha bir
azgındı. Zira kaşla göz arasında mutfakta bir duble
viskiyle karımı ayaküstü becermişti. O anda ben de araba
da Arzu'yu ıslatıyordum. Öyle zevk içindeydi ki, eğildi
ve en güzel sanatını giderayak organımı ağzına alarak
icra etti...
|